Haberler
Türk Patent Enstitüsü Kürtçe Yapılan Marka Başvurularını Tescilledi.
Türk Patent Enstitüsü (TPE) Kürtçe yapılan bazı marka başvurularını tescilledi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ''Kürt Star, Tevnepîr Mirov (örümcek adam), Keçka Kurda (Kürt Kızı), Keçka ŞÃ®rîn (Şirin Kız), Maşin (otomobil), Cengawer (Savaşçı), Ciwane Şerwan (genç savaşçı), Roj, Rojin gibi marka başvuruları yapılmış, bu tür marka başvuruları tescil edilmiştir'' dedi.
Ergün, 2010 yılı marka, patent, coğrafi işaretler ve endüstriyel tasarım başvurularını ilişkin Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı. TPE'nin Kürtçe isimlerle yapılan marka başvurularını tescil edip etmediğine ilişkin soruyu yanıtlarken patent ve markanın kendine özgü bir dili olduğunu söyledi. Patent ve markanın diline, kurallarına uygun olmak koşuluyla marka tescili yapıldığına işaret eden Ergün, ''Bunun hangi dilde olduğunun Patent Enstitüsü açısından fazla bir önemi yoktur. Dolayısıyla biz bu markaları tescil ederken bu dile uygunluğuna bakarız. Kürtçe marka tescilleri de yapılmıştır. Türkçe marka tescilleri de yapılmıştır'' dedi.
TPE'nin herhangi bir dile uymayan, herhangi bir dilde olmayan bir markayı da tescil ettiğini belirten Ergün, burada markanın dilinin önemli olduğunu bildirdi. Ancak bir topluma ait, herkese ait bazı konuların markalaştırılarak ''tekelleştirilmesine'' imkan vermediklerini belirten Ergün, ''Mesela sadece Türk, sadece Kürt, sadece Laz, sadece Çerkez gibi bütün, çok geniş kitlelere ait olan bazı kavramları firmasına ait kavramlar haline getirmelerine de izin vermedik. Bu istikamette yapılan başvurular var. Bu başvurular rededilmiş. Ama Kürtçe olan, Türkçe olan, başka dillerde olan, hiçbir dilde olmayan markaların tescili yapılmıştır'' dedi. Bakan Ergün, Kürt Star, Tevnepîr Mirov (örümcek adam), Keçka Kurda (Kürt Kızı), Keçka ŞÃ®rîn (Şirin Kız), Maşin (otomobil),Cengawer (Savaşçı), Ciwane Şerwan (genç savaşçı), Roj ve Rojin gibi Kürtçe olarak yapılan marka başvurularının ise tescil edildiğini kaydetti.
Cola Turka marka başvurusunda tereddütler oluştuğunu anlatan Ergün, bu yüzden konunun mahkemeye gittiğini, mahkemenin bu markaya tescil verdiğini söyledi.
Soru üzerine Scotch viskinin marka tescilinin de TPE tarafından yapıldığını belirten Ergün, başka ülkelerde marka tescili yapılmış olan isimlerle ilgili Türkiye'de başvuru yapılması halinde marka tescili verildiğini anlattı. Hellim Peynir'inin Kıbrıs Türk Sanayi Odası'nın başvurusu üzerine coğraf işaret olarak tescillendiğini belirten Ergün, Kadınbudu Köfte, Hanım Göbeği ve Dilber Dudağı gibi geleneksel Türk yemeklerinin isimlerinin müstehcen ve genel ahlaka aykırı olduğu yönünde tartışmalar bulunduğuna işaret edilerek ''TPE bu yemekleri de tescil ediyor mu'' sorusuna verdiği yanıtta Ergün, bunların geleneksel Türk yemekleri olduğunu ve genel kabul gördüğü için tescillerine engel bir durum bulunmadığını söyledi.
Patent başvurusunda Çin arkamızda kaldı
Uluslararası patent başvurularında (PCT) üç yıllık toplam artışlar dikkate alındığında yüzde 241 artışla Türkiye, Çin’i geride bırakarak en çok artış sağlayan ülke oldu. Türkiye’de 2003 yılında 38 bin olan marka başvurusu ise 2006 yılında 67 bine ulaştı.
TÜRK Patent Enstitüsü (TPE) Başkanı Yusuf Balcı, Türkiye’de patent başvurularında dünya ortalamasının çok üzerinde artışlar meydana geldiğini bildirerek, "uluslararası patent başvurularında (PCT) üç yıllık toplam artışlar değerlendirildiğinde yüzde 241 artış ile Çin’i geride bırakarak en çok artış sağlayan ülkeyiz" dedi. Balcı, sınai mülkiyet hakları ile ilgili işlemleri Türkiye’de üretmekle görevli tek yetkili kuruluşun Türk Patent Enstitüsü olduğunu bildirdi. Son dönemde tescil işlemlerinin kalitesinin artırılmasının yanında Türkiye’de sınai mülkiyet bilincinin yerleşmesi ve gelişmesi için tanıtım faaliyetlerine büyük önem verdiklerini belirten Balcı, bu amaçla uygulanan strateji ve projelerin sonucunun alınmaya başlandığını kaydetti.
67 BİNE ÇIKTI: Türk ekonomisinde yaşanan gelişmelere paralel olarak sınai mülkiyet başvurularında da önemli artışlar olduğunu belirten Balcı, "2003 yılında 38 bin olan marka başvurusu 2006 yılında 67 bine ulaştı. Marka başvurusunda Fransa ve Almanya ile birlikte Avrupa’da ilk üç arasında yer alıyoruz. Geçen yıl 30 bin endüstriyel tasarım başvurusu oldu. Endüstriyel tasarımlarda da Avrupa’da ilk üç içindeyiz" dedi. Son dönemde Türkiye’de patent başvurularında da dünya ortalamasının çok üzerinde artışlar olduğuna dikkat çeken Balcı, yerli patent başvurularında bu yılın ilk yarısında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 83 artış gerçekleştiğini kaydetti. Verilen patentlerde yerli patent sayısının ilk kez geçen yıl üç basamaklı rakamlara ulaştığını ifade eden Balcı, bu yılın ilk 6 ayında da üç basamaklı rakamların görüldüğünü anlattı. Küçük patent denilen faydalı model başvurularında da bu yılın ilk 6 ayında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artış olduğunu bildiren Balcı, "Patent alanında sayısal olarak bulunulan noktanın Türkiye’nin potansiyelini yansıtmamakla birlikte geçen yıl 3500’ü yerli olmak üzere, 7700 patent ve faydalı model başvurusu yapıldı" dedi.
ÇİN’İ GERİDE BIRAKTIK: "Uluslararası patent başvurularında (PTC) üç yıllık toplam artışlar değerlendirildiğinde ise yüzde 241 artış ile Çin’i geride bırakarak en çok artış sağlayan ülkeyiz" diyen Balcı, patentte 2006 yılı verilerine göre uluslararası başvuru sayısı itibariyle Türkiye’nin dünyada 28. sırada olduğunu anlattı. Türkiye’nin yerli patent başvuru sayısında Avrupa’da 11. sırada bulunduğunu belirten Balcı, şunları söyledi: "Patent alanında yıllık artış ortalaması dünyada yüzde 5-10 oranlarında gerçekleşirken, Türkiye’deki artış oranı son yıllarda yüzde 40-50 aralığında bulunuyor. Bu trendin devamı halinde üç-dört yıl içinde dünyada öncü kabul edilen ilk 15 ülke arasına girmeyi bekliyoruz. Türkiye, bu patlamayı gerçekleştirecek potansiyele sahip. Son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar, patent başvurularındaki yüzde 1’lik artış ülke ekonomilerinde yüzde 0,11’lik büyümeye tekabül ettiğinin ortaya çıkardı. Bu tespit son dönemde patent başvurularında yaşanan artışlara ayrı bir anlam kazandırdı. Bu yılın ilk yarısında yerli patent tescilleri iki kat arttı. Yerli patent tescil oranları da yüzde 2’lerden yüzde 6 civarına çıktı. Patent konusunda çok daha büyük bir patlama gerçekleşecek. Bu yıl 70 bin marka başvurusunu geçmeyi bekliyoruz."
HÜRRİYET
'Taklit Ürünlerin Tehlikeleri' AB Eşleştirme Projesi Konferansı Tamamlandı
Türk Patent Enstitüsü ve Alman Uluslararası Hukuki İşbirliği Vakfı ile birlikte yürütülmekte olan Avrupa Birliği finanslı Eşleştirme Projesi kapsamında düzenlenen, açılışına Sanayi Ticaret Bakanlığı Müsteşarları Doç. Dr. Yavuz CABBAR ile Dr. Hüsnü TEKİN’in de katıldığı "Taklit Ürünlerin Tehlikeleri" konulu uluslararası konferans tamamlandı.
Açılışta konuşan Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, geçtiğimiz Mart ayında başlatılan AB Eşleştirme Projesi kapsamında bugüne kadar 15’e yakın etkinlik gerçekleştirildiğini belirterek, proje ortağı Alman Uluslararası Hukuki İşbirliği Vakfı'na, Federal Patent Mahkemesi'ne, Alman Patent ve Marka Ofisi'ne verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Ankara, İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilen etkinliklerde hakim ve savcılara, Türk Patent Enstitüsü’ndeki uzmanlara, patent ve marka vekilleri ile sınai mülkiyetle ilgili diğer paydaşlara büyük fayda sağlayacak, ufuk açıcı bilgiler aktarıldığını söyledi. Düzenlenen etkinliklerde sınai mülkiyet davalarında karşılaşılan sorunlar, bilgisayar tabanlı buluşların patentlenebilirliği, işçi buluşları, marka hukukunda iltibas ve yine marka hukukunda mutlak ret nedenleri gibi, sadece ülkemiz sınai mülkiyet sistemi açısından değil, dünyanın genelinde sınai mülkiyet sisteminin problemli alanları olarak görülen konular masaya yatırıldığını, örnek uygulamalar üzerinden bu konulardaki tecrübelerin paylaşıldığını ifade etti. Tüm bunların Türkiye’deki sınai mülkiyet sisteminin gelişim sürecine önemli katkılarının olacağına ilişkin inancını dile getirdi.
ASAN, taklit ürünlerle mücadele kapsamında bugün gerçekleştirilecek konferans sonrası ise tüm paydaşların katılımı ile mevcut durum analizi yapılarak Türkiye’de taklitle mücadele için yapılması gerekenleri içeren bir taslak Eylem Planı hazırlanacağını söyledi. “Taklit ürün olgusunun ekonomik, hukuki ve sosyal boyutlarının teknik düzeyde ele alınacağı konferansın sonuçları, taklitle mücadele eylem planında birer girdi görevi görecek ve sorunun çözümünde katkı sağlayacaktır.” dedi.
Almanya Federal Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dr. Eckart CUNTZ konuşmasında, Türkiye ile Almanya arasındaki özellikle bilim, araştırma, geliştirme konularındaki işbirliğine dayalı ilişkilerin yüzyıllara dayandığını belirterek Türkiye’de faaliyet gösteren ve sayıları 2006 yılında 2100 olan Alman firmalarının sayısının 4000’e ulaştığını ve bu firmaların 9-10 bin kişiye istihdam sağladığını ifade etti. Ürün korsanlığının tüm dünyada önemli bir sorun haline geldiğini belirterek, Türkiye’ye sınai mülkiyet sisteminin gelişmesi için destek verdikleri gibi AB üyelik sürecinde diğer müzakere fasıllarının açılması için de destek verdiklerini söyledi. Bu yıl Türk – Alman ilişkilerinde yoğunlaşma yaşandığını, özellikle araştırma ve geliştirme konularında üniversiteleri de içerecek şekilde işbirliği yapılması yönünde çalışmalar olduğunu ve bu konuda Almanya’dan Türkiye’ye Cumhurbaşkanı ve Milli Eğitim Bakanı düzeyinde ziyaretler olacağını belirtti.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Ekonomi, Ticaret ve Tarım Bölüm Başkan Yardımcısı Mario CAIVANO ise Sınai mülkiyet sisteminin yaratıcılık, inovasyon ve rakabet gücünün artırımı için teşvik gücünde olduğunu söyleyerek Türkiye’deki sınai mülkiyet sistemi mevzuatının AB müktesebatına uydurulması gerektiğini ifade etti. AB müktesebatında Türkiye ile açılan Fikri Mülkiyet konusundaki fasılda oldukça ilerleme olduğunu söyledi. Önceleri müzik ve moda sektörlerinde görülen sahte ürünlerle artık tıp alanında dahi karşılaşılır hale geldiğini belirterek, günümüzde sahteciliğin global bir faaliyete dönüştüğünü, sahte ürün alan tüketicilerin de organize suça yardımcı olduklarını söyledi. Taklitle mücadelenin ise suçla mücadele olduğunu belirtti.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Yavuz CABBAR da konuşmasında, Dünya’nın 16. Avrupa’nın 6. büyük ekonomisine sahip olan Türkiye’de taklit ürün yerine kendi markalarını üretmeyi tercih eden üreticilerin de sahtecilikten rahatsız olduğunu ifade etti. Bugün taklit ürün üretiminde uzak doğunun ağırlıklı olduğunu ancak pazarın tüm dünya ve dolayısı ile Türkiye olduğunu söyledi. Türkiye’de Gümrük Birliği ile başlayan teknik ve mevzuatın AB’ye uyumlu hale getirilmesi çalışmalarının 2000’li yılların başında büyük oranda tamamlandığını belirterek, yapılan denetimlerin tehlikeli ürünleri önemli ölçüde engellediğini söyledi. Taklit ürünlerle mücadelede için oluşturulacak eylem planında kurumlar arası işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Konu ile ilgili hak sahipleri, avukatlar, hukukçular, akademisyenler, patent ve marka vekilleri ile TPE personelinin katılım sağladığı etkinliğin birinci günü Türk Patent Enstitüsü fuaye alanında bir de “Taklit Ürünler ve Karikatür Sergisi” yer aldı.
Almanya'da ve Türkiye'de taklit ürünlerin ekonomi ve insan sağlığına verdiği zararların vurgulandığı konferansta taklit ürünlere karşı mücadelede kullanılan teknikler hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Bu kapsamda Türk ve Alman gümrükleri ve polis teşkilatının yürüttüğü faaliyetlere ek olarak özek sektörün konuyu algılayışı ve özel firmaların taklitle mücadele stratejileri ele alındı.
Konferans çerçevesinde, özel konuşmacı olarak Federal Patent Mahkemesi Başkanı Dr. Raimund LUTZ ve aynı mahkemede görev yapmakta olan Alman hakimler tarafından yargıda konunun ele alınışı hakkında bilgiler verildi.
Ülkemiz piyasalarında dolaşımda olan taklit ürünlerin orjinalleri ile yan yana sergilendiği "Taklit Ürünler ve Karikatür Sergisi" nde ise Anadolu Karikatürcüler Derneği tarafından hazırlatılan ve taklit ürünlerin tehlikelerine dikkat çekmeyi amaçlayan karikatürler yer aldı. Sergi 9-17 Ekim 2010 tarihlerinde Antares Alışveriş Merkezi'nde sergilenmeye devam edecek.
Program

'Hezarfen' Teknoloji ve Tasarım Geliştirme Projesi Gaziantep Uygulaması Törenle Açıldı
Türk Patent Enstitüsü KOBİ'lerimizde yenilikçi kültürü artırmak ve KOBİ’ler tarafından üretilen yeniliklerin korunmasını sağlamak amacıyla, 2007 yılında Ankara OSTİM OSB'de, 2008 yılında Ankara Sincan 1. OSB ve 2009 yılında Konya'da uyguladığı 'Hezarfen' Projesi'nin 4'üncüsünü Gaziantep'de hayata geçiriyor.
Türk Patent Enstitüsü, KOSGEB, Gaziantep Sanayi Odası ve Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK) işbirliği ile gerçekleştirilecek projenin açılışı, Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel BİRİNCİ, KOSGEB Başkan Yardımcısı Bayram MECİD, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat KOÇER ve Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Başkanı Berna DALAMAN ile çok sayıda davetlinin katıldığı tören ile bugün Gaziantep Sanayi Odası’nda yapıldı.
Açılışta konuşan Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel BİRİNCİ, bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi ile yaşanan “Bilgi Toplumu”na geçiş sürecinde uluslararası ekonomik sistemin dayandığı pek çok kavramın temelinden sarsıldığını ve bu süreçte bilgi, yenilikçi düşünce, inovasyon ve teknoloji transferi gibi kavramların öne çıktığını söyledi. Bu gelişmelerin ise sınai mülkiyet haklarının, özellikle de patentlerin, koruma işlevinin yanında, en az onun kadar önemli olan “bilgi işlevi” nin önemini ortaya koyduğunu ifade etti. “OECD’nin yapmış olduğu bir araştırma, patentlerde yer alan bu bilgilerin dünyadaki teknik bilginin yaklaşık %80’ine karşılık yer aldığını gösteriyor. Yani patentlerin dışında kalan akademik çalışmalar, bilimsel yayınlar, kitaplar teknik bilginin sadece %20’sine karşılık geliyor. Bu oran esasında nasıl büyük bir bilgi kaynağıyla, bilgi potansiyeliyle karşı karşıya olduğumuzu bize gösteriyor” dedi. Türk Patent Enstitüsü’nün ilk defa 2007 yılında uygulamaya koyduğu “Bin İlim Bilen” anlamına gelen Hezarfen adını verdiği proje ile ülkemiz ekonomisinin gelişiminde önemli pay sahibi olan KOBİ'lerimizde yenilikçi kültürü artırmayı ve KOBİ’ler tarafından üretilen yeniliklerin korunmasını sağlamayı amaçladığını belirtti. Bu proje sayesinde KOBİ’lerimizin Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkardıkları buluşları için patent başvurusunda bulunarak elde ettikleri başarıların projeyi sürekli hale getirme konusunda TPE’yi motive ettiğini söyledi.
BİRİNCİ, bu yıl Gaziantep ilimizde hayata geçirilen Hezarfen Projesinin dördüncü uygulamasının, sınai mülkiyetin en önemli bileşenlerinden biri olan “tasarım” konusunun projeye dâhil edilmesi nedeni ile önceki uygulamalara göre önemli yenilikler içerdiğine dikkat çekti. Tasarımın son dönemde uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılmasında çok önemli bir parametre haline geldiğini belirterek, projenin bu konuda da KOBİ’lere önemli katkılar sağlayacağına yönelik inancını dile getirdi.
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Nejat KOÇER, Hezarfen Teknoloji ve Tasarım Geliştirme Projesi'nin, üyelerinin rekabet gücünü artırmasına, AR-GE ve inovasyon kültürünün yerleşmesine katkı sağlayacağını söyleyerek, projenin isminde, tarihimizde bilimin ve araştırmanın ilklerinden ve en önemli simalarından biri olan Hezarfen Ahmet Çelebi'den esinlenilmiş olmasının da çok anlamlı olduğuna dikkat çekti. “TPE'nin Hezarfen Projesi, firmalarımızın rekabet güçlerinin artırılmasına, AR-GE ve inovasyon kültürünün yerleşmesine katkı sağlayacaktır. Proje kapsamında, belirlenecek olan firmalara bire bir eğitim imkanı sağlanması kendileri için büyük bir fırsattır” dedi.
KOSGEB Başkan Yardımcısı Bayram MECİT ise sanayinin lokomotifi, ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmenin sürükleyicisi olan KOBİ'lere her türlü desteği vermeye gayret ettiklerini belirterek 'KOBİ'lerin değişimi yöneten işletmeler haline gelmesi inovasyon ile olur' dedi. Hezarfen Projesi ile KOBİ'lerimizin hızla değişen dünyaya ayak uydurabileceğini söyleyerek ekonomimizin can damarı olan KOBİ'lerimizin bu fırsatı iyi değerlendireceğine ilişkin inancını belirtti.
Açılış konuşmalarının ardından, Türk Patent Enstitüsü, KOSGEB ve Gaziantep Sanayi Odası arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokolün imzalanmasından sonra TPE uzmanlarınca sınai mülkiyet hakları konusunda bir seminer gerçekleştirildi.
'Hezarfen' Teknoloji ve Tasarım Geliştirme Projesi, KOBİ'lerimizde yenilikçi kültürü artırmak ve bu yeniliklerin korunmasını sağlamak amacıyla Türk Patent Enstitüsü, KOSGEB, Gaziantep Sanayi Odası ve Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK) işbirliği ile Gaziantep’de yer alan 20 firmaya 2010 yılı boyunca ücretsiz sağlanacak danışmanlık hizmetinden oluşuyor.
Danışmanlık hizmeti kapsamında firmalara:
- Ulusal ve uluslararası pazarlarda hedeflere ulaşmak için değişik fikri mülkiyet araçlarının (patent, marka, endüstriyel tasarım, know-how, ticari sır, teknoloji transferi, lisanslama vs.) kullanılması,
- Patent dokümanlarındaki mevcut bilgiler kullanılarak teknik problemlere çözüm bulunması,
- Yeni ürün, teknoloji ve projelerin geliştirilmesi (Ar-Ge ve Ür-Ge Mühendisliği)
- Teknoloji trendleri ve rakiplerin takip edilmesi,
- Firmaların tasarım ihtiyaçlarının belirlenmesi ve tasarımcılar ile buluşmalarının sağlanması konularında bilgiler sunulacak.
Danışmanlık hizmetinden yararlanmak isteyen firmaların en geç “11 Haziran 2010” tarihine kadar Gaziantep Sanayi Odası'na kayıt yaptırması gerekecek.
